Start from zero — the basic math you need before everything else
Matematiksel gösterim ilk bakışta göz korkutucu görünebilir, ama aslında minik bir alana sıkıştırılmış çok kesin talimatlardan başka bir şey değildir. Tek bir küçük simge sana hangi değeri alacağını, nereden başlayacağını, nerede duracağını ve şeyleri toplayıp toplamayacağını ya da çarpıp çarpmayacağını söyler. Bir seferde tek bir talimatı çözmeyi öğrendiğinde, eskiden bir çizgiler duvarı gibi görünen bir formül, sadece takip edebileceğin kısa bir tarife dönüşür.
Kalabalık bir tiyatronun vestiyerini hayal et. Paltonu bırakırsın ve üzerinde bir numara basılı bir fiş alırsın, diyelim ki 14. O fiş palton hakkında hiçbir şey söylemez. Mavi olduğunu söylemez, yağmurluk olduğunu söylemez, sadece görevliye hangi askıya bakacağını söyler. Sonra fişini okurlar, dosdoğru 14 numaralı askıya giderler ve sana tam olarak senin paltonu geri verirler, bir başkasınınkini değil. Bugün vestiyerde beş askı var, sırasıyla 4, 7, 2, 5 ve 3 kilo ağırlığında paltolar taşıyor. Bir harfin hemen altında ve sağında oturan küçük bir sayı, matematikte tam olarak aynı işi yapar. Sana bir listedeki hangi girdiye bakacağını söyler, o girdinin değerinin ne olduğunu değil.
Aşağıda kendin dene. Beş askı ve paltoları, bir seferde bir tane olacak şekilde inşa edebileceğin çubuklar olarak çizilmiştir. Şimdiye kadar kaç askı kontrol ettiğini seçmek için kaydırıcıyı sürükle ve koşan toplamın terim terim büyüdüğünü izle. Düğmeyi çevir ve aynı askılar toplanmak yerine birbiriyle çarpılsın.